Vücuttaki Maddeler 50 0

Vitaminlerin Özellikleri ve Vitamin Çeşitleri

Vitaminler vücuttaki çeşitli biyokimyasal olaylarda kullanılan, büyük oranda vücutta sentezlenemeyen ve bu sebeple dışarıdan beslenme yoluyla alınması gereken besin maddeleridir. Görmenin sağlanmasından kalsiyum ve fosfat metabolizmasına, hücre farklılaşmasından koagülasyona kadar vücuttaki pek çok farklı hücresel işlevin gerçekleşmesi için vitaminlere ihtiyaç vardır. Enzimlerin yapısına katılan vitaminler de bulunur ve koenzim olarak adlandırılırlar. Vitaminler bireyin cinsiyet, yaş gibi özelliklerine bağlı olarak günlük diyette küçük miktarlarda bulunması gereken organik moleküllerdir. Vitaminin yeterli alınmaması genellikle o vitaminin diyete yeniden eklenmesiyle tedavi edilebilen spesifik bir hastalığa neden olur. Vitaminlerin vücutta eksik bulunması gece körlüğü, raşitizm, anemi gibi çeşitli sağlık sorunlarına neden olabilirken bazı vitaminlerin fazla alınması toksik etkilere de neden olabilir. Vitaminler ısı, ışık, alkali veya asidik ortam gibi çeşitli çevresel faktörlerden etkilenebilir ve bozulmaya uğrayabilirler.

Vitaminler genel özellikleri göz önünde bulundurularak yağda çözünen vitaminler ve suda çözünen vitaminler olarak ikiye ayrılır. A, D, E ve K vitaminleri yağda çözünen vitaminlerdir. Yağda çözünen vitaminler ancak normal bir yağ emilimi olması ve safra işlevlerinin yeterli seviyede olması durumunda emilebilen hidrofob karakterli vitamin sınıfıdır. Kanda lipoproteinlere veya diğer taşıyıcı proteinlere bağlanarak taşınırlar ve vücutta depolanabilirler. B ve C vitaminleri suda eriyen vitaminlerdir. Suda eriyen vitaminler genel olarak vücutta depolanamayan hirofilik karakterli vitamin sınıfıdır. Bu sebeple günlük olarak alınmaları gerekir.

Yağda Çözünen Vitaminler

A Vitamini

A vitamini retinada rodopsin ve iyonopsin oluşturan opsin reseptörlerinin yapısında prostetik grup olarak bulunur. A vitamini eksikliğinde gözün karanığa uyumu zorlaşacağı gibi düşük ışıkta görme yeteneği de azalır. Hücrelerde gen ekspresyonu ve hücresel farklılaşmanın düzenlenmesini sağlar. Vücudun A vitaminini metabolize etme kapasitesi sınırlıdır. Bu sebeple A vitamininin fazla alımı bağlanamayan serbest vitaminin doku hasarına neden olmasıyla karakterize toksik etkiler oluşturmaktadır. Retinoidler ve karotenoidler vitamin A aktivitesi olan bileşik gruplarıdır. Retinoidler hayvansal kaynaklı olup karaciğer, süt, yumurta gibi besinlerde yoğun olarak bulunurken karotenoidler bitkisel kaynaklıdır ve havuç, portakal gibi besinlerde yoğun olarak bulunur.

D Vitamini

D vitamini insan vücudunda, deride sentez edilebildiğinden vitamin olmasının yanı sıra hormon olarak da kabul edilir. Ultraviyole ışınlarına maruz kalan deride nonenzimatik bir reaksiyonla previtamin D oluşur. Bu öncülün karaciğerde hidroksillenmesi sonucu D vitamininin aktif metaboliti olan kalsitriol oluşur. D vitamini temel olarak vücutta kalsiyum homeostazının düzenlenmesinde görev alır. Kan kalsiyum düzeyini bağırsak emilimini arttırarak, böbreklerden atılımı azaltarak ve kemikten mobilizasyonu arttırarak yükseltir. D vitamini eksikliğinde kalsiyumun yeteri emilememesine bağlı olarak çocuklarda raşitizm erişkinlerde ise osteomalazi ortaya çıkar. Diyetle fazla miktarda alınan kalsiyum toksik olmakla birlikte güneş ışınlarına fazla maruz kalma D vitamini zehirlenmesine neden olmaz. Balık, balık yağı ve karaciğerde yoğun olarak bulunur.

E vitamini

Vitamin E hücre zarında yağ asitlerinin peroksidasyonuyla oluşan serbest radikalleri yakalayıcı bir antioksidandır. Hücre membranının akışkanlığının devamlılığında önemlidir. Günlük beslenmede yeteri kadar alındığından genel olarak besinsel bir yetmezlikle karşılaşılmaz. Deney hayvanlarındaki yetmezlik durumunda testiküler atrofi ve fetüs rezorpsiyonu gözlenir. Bitkisel yağlar, tahıllar ve yeşil yapraklı sebzelerde yoğun olarak bulunur.

K Vitamini

Kandaki pıhtılaşma proteinlerinin sentezi için yağda çözünen bir vitamin olan K vitaminine ihtiyaç duyulur. (Bazı pıhtılaşma faktörleri sentezi için k vitamininin gerekli olduğu gama karboksi glutamata ihtiyaç duyar.) K vitamini eksikliğinde pıhtılaşma azalacağından kanama süresi uzar. K vitamininin antagonistleri (en yaygını warfarin) tromboz riski olan hastalarda pıhtılaşmayı azaltmak için kullanılır. Ayrıca kemikteki kalsiyum bağlayıcı proteinlerin sentezinde de k vitamini görev alır. Karaciğer ve ıspanak gibi yeşil yapraklı sebzelerde yoğun olarak bulunur.

Suda Çözünen Vitaminler

B Kompleks Vitaminleri

8 çeşit B vitamini bulunur: B1, B2, B3, B5, B6, B7, B9, B12

B1 Vitamini (Tiamin): Karbonhidrat metabolizmasında etkilidir. Pek çok farklı enzimin yapısında kofaktör olarak katılır. Yetmezliğinde beriberi hastalığı ortaya çıkar.

B2 Vitamini (Riboflavin): Lipit ve karbonhidrat metabolizmasında rol alır. Eksikliği deri ve dudaklarda yaralar, dilin enflamasyonu ile karakterizedir.

B9 Vitamini (Folik Asit): Kan hücrelerinin yapımı ve aminoasit sentezinde görev alır. Gebelerde ve alkoliklerde eksikliği görülebilir. Yetersizliğinde kan yapımı azalır.

B12 Vitamini (Kobalamin): Yalnızca hayvansal kökenli gıdalarda bulunduğu kabul edilir. Bu sebeple veganlarda eksikliğinin görülme riski yüksektir. Sindirim kanalına salgılanan bir glikoprotein olan intrensek faktöre bağlanarak emilir. B12 vitamininin Yeterli alınmaması veya yeterince emilememesi pernisyöz anemiye neden olur.

C Vitamini (Askorbik Asit)

Suda çözünen bir vitamin olup ihtiyaçtan fazla alınması durumunda fazla kısım idrarla atılır. Demir emilimini hızlandırıcı etki gösterir. Damar çeperini güçlendirir ve antioksidan özellik gösterir. C vitamini yetmezliği durumunda kollojen sentezindeki yetersizliğe bağlı olarak ciltte değişiklikler, diş eti çürümesi, diş kaybı gibi bulgularla seyreden skorbüt hastalığı ortaya çıkar. Yüksek C vitamini alımının soğuk algınlığını engellediğine dair çok az kanıt bulunmakla birlikte hastalık sürecini ve semptom ciddiyetini hafiflettiği söylenebilir. C vitamini limon, portakal, mandalina gibi turunçgillerde yoğun olarak bulunur.  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.