Evrensel Ritim

Antikorların Özellikleri ve Antikor Çeşitleri

31.03.2020
978
Antikorların Özellikleri ve Antikor Çeşitleri

Antikorlar, başka bir deyişle immunglobulinler (Ig) humoral immun sisteminin temel elemanlarıdır. Kan plazmasında bulunan ve vücuda giren yabancı antijenlere karşı gelişen immun yanıtın fonksiyonel proteinleridirler. Vücuttaki bağışıklık sistemi üç önemli bileşenlerden meydana gelir. B lenfositler, T lenfositler ve doğuştan gelen (doğal) bağışıklık sistemi bu üç önemli bileşeni oluşturur. Doğal bağışıklık enfeksiyonlara karşı özgül ve adaptif olmayan bir yanıt oluşturur. T lenfositler doku reddi veya aşırı duyarlılık reaksiyonları gibi hücre aracılıklı bağışıklık süreçlerinde rol alırlar. B hücreleri ise humoral bağışıklığı sağlayan ana hücre grubu olarak antikor üretiminde görev alırlar. Ancak B lenfositler antikor üreterek plazmaya salgılayan hücreler değildir. B lenfositler hücre yüzeylerinde çok sayıda yüzey antikoruna sahip olsalar da plazmaya antikor salgılayan asıl hücreler B lenfositlerden farklılaşan plazma hücreleridir. B lenfositlerde bulunan yüzey antikorları B hücrelerinde antijenin bağlandığı bölge olarak işlev görür. Antijen ile uyarım sonucu plazma hücrelerinden kan plazmasına salgılanan antikorlar ise dolaşımda bulunur ve humoral immun yanıtın oluşmasını sağlar.

Antikorların İşlevleri

Antikorlar plazma hücreleri tarafından üretilip salgılanmalarının ardından farklı şekillerde immuniteye destek olurlar. Fagositoz yetenekleriyle bağışıklığa katkı sağlayan makrofaj ve nötrofiller antikorların uyarısıyla aktivitelerini arttırır. Bunun yanında bağışık yanıtın öneli bir parçası olan kompleman sistemi de bazı antikorlarca aktif hale getirilir. Doğal katil hücrelerin hücresel sitotoksisite oluşumunda da antikorlar işlev görür. Mikroorganizma ve toksinlerin nötralizasyonu, mukozal immunite ve aşırı duyarlılık reaksiyonları da antikorların immunite oluşumunda gösterdiği temel işlevlerdendir.

Antikorların Yapısı

Antikorlar üretimlerini uyaran antijen ile özgül tepkime veren gamma globülin proteinleridir (immunglobulin). Antikorların yapısında birbirinin aynısı olan iki ağır zincir (H) ve yine birbirinin aynısı olan iki hafif zincir (L) bulunur. Bu aminoasit zincirleri tetramer oluşturacak şekilde disülfit bağlarıyla birbirlerine bağlı olarak bulunur. Bu şekilde ortaya çıkan molekül “Y” şeklindedir. “Y”nin kollarında antijen bağlayan bölgeler bulunur. “Y” nin kolları değişken bölge alt bölümü ise sabit bölge olarak isimlendirilir. Sabit ve değişken bölgelerin kesişim noktası menteşe bölgesi olarak isimlendirilir ve bu bölge değişken bölgelerin hareket etmesine olanak tanıyarak moleküle esneklik kazandırır.

Antikorların yapısı

Antikorlar toplamda iki çeşit hafif zincir ve beş çeşit ağır zincir bulundurabilir. Hafif zincirler Kappa ve Lamda tipinde olabilirler. Ağır zincirler ise alfa, beta, gama, delta ve epsilon adını alırlar. İmmunglobulinlerin taşıdığı ağır zincir tipi o immunglobulinin sınıfını belirler. Bu şekilde IgG, IgA, IgM, IgE ve IgD olmak üzere beş farklı immunoglobulin sınıfı tanımlanmıştır.

İmmunglobulin Çeşitleri ve Temel Özellikeleri

IgM: 900 kD’lik molekül ağırlığıyla en ağır immunoglobulindir. Bir antijene karşı primer immun yanıtta salgılanır. B hücrelerinin yüzeyinde antijen reseptörü olarak işlev görür. Kompleman sistemini aktive eder. Pentamerik yapıdadır ve on antijen bağlama bölgesi bulunur.

IgA: serumdaki immunglobulinlerin %15 kadarını oluşturur. Vücut sekresyonlarında, sütte ve bağırsakta bulunur. Bakteri ve virüslerin müköz membronlara tutunmasına engel olur. Monomerik, dimerik veya tetramerik yapıda bulunabilir.

IgG: Serumdaki immunoglobulinlerin %75’i kadarını oluşturur. Plesentayı geçebilen tek immunglobulindir. Virüs ve toksinleri nötralize eder. Komplemanı aktifleştirir ve bakterilerin fagosite edilmelerini kolaylaştırır. Sekonder immun yanıtın temel antikorudur.

 ● IgE: Mast hücreleri ve bazofillerin yüzeyinde bulunur. Alerji ve parazitlere karşı savunmada görevli temel antikordur. Antijenle karşılaşması durumunda mast hücreleri ve bazofilleri uyararak aşırı duyarlılık reaksiyonunun gelişmesine neden olur.

IgD: Serumda ve B lenfositlerinin yüzeyinde bulunur. Herhangi bir antikor işlevi bilinmiyor.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Copyright-2020 Evrensel Ritim