Organlar ve Sistemler 87 0

Solunum Sistemi Organları ve Solunum Sisteminin Yapısı

Solunum sistemi vücuttaki milyarlarca hücreye ihtiyaç duydukları oksijeni temin etmek ve çeşitli atık maddeleri kandan uzaklaştırmak amacıyla çalışan bir sistemdir. Akciğerler bu sistemin temel organlarıdır ve akciğerlerin içerisindeki mikron boyutlu kesecikler olan alveoller ise işlevsel birimleri oluşturur. Hava, alveollere ulaşmak için önce burundan geçer. Buradan geçerken ısıtılır, nemlendirilir ve temizlenir. Bu hazırlığın ardından soluk borusuyla başlayıp daralarak ve dallanarak devam eden hava yolları havayı akciğerin derinliklerindeki alveollere kadar ulaştırır. Burun girişinden alveollere kadar havanın geçtiği yollar üst solunum yolları ve alt solunum yolları olmak üzere ikiye ayrılır. Burun, sinüsler, nazofarinks ve larinks üst solunum yollarını; soluk borusu, bronşlar ve bronşiyoller ise alt solunum yollarını oluşturur.

Burun ve Paranazal Sinüsler

Burun yüzün ön bölümünde orta hatta bir çıkıntı olarak başlayıp kafanın içine doğru uzanan bir boşluk olarak tanımlanabilir. “Nasus externus” olarak adlandırılan burun çıkıntısı bir kök (radix), bir sırt (dorsum) ve bir uç (apex) kısmından oluşur. Burun çıkıntısının kök kısmı nazal kemiklerle desteklenirken diğer bölgeler hyalin kıkırdak yapılarıyla desteklenir ve stabilize edilir. Burun çıkıntısı bir septumla birbirinden ayrılmış iki delik vasıtasıyla dış ortama açılır. Havanın burun boşluğuna giriş yaptığı bu bölgede dışarıdan havayla gelebilecek partikülleri solunum sistemine dahil olmadan süzen kıllar bulunur. “Cavitas nasi” olarak adlandırılan burun boşluğu, havanın burun deliklerinden girdikten sonra nazofarinkse kadar geçtiği bölgedir. Bu boşluk bir septum ile ortadan ikiye ayrılmıştır. Her iki bölmenin lateral duvarlarında konka adı verilen kemikle desteklenmiş doku çıkıntıları bulunur. Bu çıkıntılar hava ile burun yüzeyinin temas alanını arttırarak dışarıdan gelen soğuk havanın ısıtılması, nemlendirilmesi, zararlı partiküllerden temizlenmesi gibi işlevleri destekler. Burun boşluğunun üst bölümünde bulunan olfaktör bölgede bulunan özel nöronlar havadaki koku partiküllerinin algılanmasını sağlar. Burun “Choanae” adındaki iki açıklıkla nazofarinkse açılır.

Burnun yapısı

Burun çevresinde bulunan kemikler içerisindeki boşluklara paranazal sinüsler adı verilir. Frontal kemik içerisinde 2 tane maxiller, kemikler içerisinde 2 tane bulunur. Bunların haricinde sfenoid ve ethmoid kemikler de içerisinde sinüsler barındırır. Bu sinüsler burun boşluğuyla kanallar vasıtasıyla bağlantı kurar. Bu kanallar sinüslerde üretilen salgıların burun boşluğuna boşaltılmasına aracılık eder. Paranazal sinüsler sesin rezonansı için boşluk oluşturmak, havanın ısı değişimine katkıda bulunmak gibi görevleri üstlenirler. Ayrıca kafa kemiklerinin ağırlıklarının azaltılmasını da sağlarlar.

Soluk Borusu, Bronşlar, Bronşiyoller

Burun boşluğundan çıkan hava nazofarinkse girer farinks boyunca ilerledikten sonra larinksten soluk borusuna (trachea) yönlendirilir. Soluk borusu 16-20 adet “C” şeklindeki kıkırdak halkanın üst üste sıralanmasıyla oluşan 1,5-2 cm çapında bir silindire benzer. Arka bölümde yemek borusu ile komşudur ve burada kıkırdak bulunmaz. Soluk borusu larinksten başlayıp aşağı yönde 12 cm kadar uzanır ve göğüs boşluğu içerisine girmesinin ardından ikiye ayrılır. Sağ ve sol akciğere birer adet dal verir ve bu dalları her biri primer bronş (bronchus principalis) olarak adlandırılır. Sağdaki primer bronş sağ akciğer 3 loblu olduğundan daha küçük 3 lobar bronşa, sol primer bronş ise sol akciğer iki loblu olduğundan daha küçük 2 lobar bronşa ayrılır. Ardından bu bronşlar sağda ve solda 10 adet segmental bronşu oluşturur. Segmental bronşların ardından hava yolları daralarak dallanmayı sürdürür ve daha küçük çaplı bu hava yolları bronşiyol olarak isimlendirilir. Hava yolları 1 milimetreden daha küçük çaplı dallara ayrılmalarının ardından mikron boyutundaki kör kesecikler olan alveollerde son bulur. 

Trachea, bronşlar, bronşiyoller

Akciğerler

Akciğerler göğüs boşluğu içerisinde sağda ve solda birer adet olmak üzere toplamda 2 adet bulunan solunumun temel organlarıdır. Kalbin sola daha yakın olmasından dolayı sağda bulunan akciğer soldakine göre bir miktar daha büyüktür ve toplamda 700 gramlık bir ağırlığa sahiptirler. Sağdaki akciğer 3 lob ve 10 segment, soldaki akciğer 2 lob ve 10 segmentten oluşur. Sağ akciğerin 3 lobu arasında 2 yarık, sol akciğerin 2 lobu arasında 1 yarık bulunur. Akciğerler kendilerini dışarıdan çevreleyen seröz bir zar olan çift yapraklı pleura zarına sahiptir. İç yaprak olan visceral pleura akciğerlere yapışık olarak bulunur ve loblar arsındaki yarıklara girerken dışarıda bulunan pariyetal pleura akciğerleri loblar arası yarıklara girmeden sarar. İki pleura arasında pleural sıvı bulunur. Akciğerlere damar, sinir ve bronş yapılarının giriş çıkış yaptığı bölge radix (veya hilum) olarak adlandırılır.

Akciğerler nefes alıp verme (ventilasyon) sırasında aktif olarak çalışmazlar. Ventilasyonda göğüs içi basıncını değiştirerek nefes alma ve vermeyi sağlayan yapılar başta diyafram olmak üzere çeşitli kaslardır. Kaslar vasıtasıyla göğüs içi hacmi arttırıldığında basınç düşer ve akciğerler dışarıdan gelen hava ile şişer. Kaslar gevşeyerek göğüs içi basıncı azaltıldığında ise akciğerler küçülür ve akciğerlereki hava dışarıya çıkar. Diyafram tek başına ventilasyonun %70’ini üstlenir. Diğer göğüs kasları ise ventilasyona yardımcı kaslardır.

Akciğer lobları

Alveollerin Yapısı

Akciğerlerdeki solunumun işlevsel birimleri alveollerdir. Bronşlar ile akciğerlere giren hava daha küçük birimler olan broşiyollere girer. Hava yolları akciğerler içerisinde giderek daralır ve dallanır. Sonuçta havanın yolculuğu 200-300 mikron çapındaki kesecikler olan alveollerde son bulur. Tek katlı ve yassılaşmış bir epitele sahip alveoller 2 önemli hücreyi yapılarında bulundurur. Tip 1 alveol epitel hücreleri (pnömosit 1) ileri derecede yassılaşmış ve gaz değişimini sağlayan hücrelerdir. Tip 2 alveol epitel hücreleri (pnömosit 2) ise tip 1 hücrelerle alveol duvarının yapısına katılmakla birlikte surfaktan adındaki alveolün yüzey gerilimini düşüren ve solunum için son derece önemli olan maddeyi üretirler. Alveol yapısında %97 pnömosit 1, %3 pnömosit 2 hücreleri bulunur. Ayrıca fagositoz ile solunum sisteminin savunmasını sağlayan alveolar makrofajlar da alveollerde bulunur. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.