Evrensel Ritim

Örtü Sistemi: Deri

03.01.2020
268
Örtü Sistemi: Deri

Deri insan vücudunu tepeden tırnağa saran ve insan hayatının devamı için önemli görevler üstlenen bir organdır. İnsan vücudunu tamamen örtmesi sebebiyle deri için örtü sistemi tanımlaması da kullanılır. Kişiden kişiye değişmekle birlikte yetişkin bir insanda deri 10 kilogramlık bir ağırlık ve 2 m2’lik bir yüzey alanına sahiptir. Bu boyutlarıyla deri vücudun en büyük organı olma özelliğini taşır. Deri temelde vücut için basit bir görev üstlenir. Amacı vücudu dışardan gelebilecek her türlü fiziksel ve kimyasal zararlı etkiye karşı korumaktır. Ancak daha derinlemesine incelendiğinde duyu algılamadan hormon sentezine kadar pek çok farklı görevi yürüttüğü ve vücutta homeostazın sağlanmasında olmazsa olmaz olduğu görülecektir.

Üstlendiği önemli görevlerin yanı sıra deri çeşitli eklentilere de sahiptir. Kıl, bez ve tırnak yapıları derinin eklentilerini oluşturur. Deri ve eklentileri ortak embriyonik kökenden gelişir (ektoderm) ve benzer yapıya sahiptir. Ancak deri ve eklentiler vücut bütününde homojen bir dağılım göstermez. Derinin rengi ve kalınlığı vücut bölgelerinde farklılıklar gösterebilir. Benzer şekilde kıl, bez ve tırnak yapıları da vücut yüzeyinde homojen olarak dağılmaz.

Derinin İşlevleri

Koruma: Derinin sahip olduğu en temel görev koruma görevidir. Vücudun dışarıdan gelebilecek her türlü zararlı etkiden korunması deri sayesinde mümkün olur. Dış ortamdaki kimyasal maddeler, mikroorganizmalar ve düşük şiddetli fiziksel travmalar deri tarafından engellenir. Deri dış ortamın soğuk veya sıcağına karşı da etkin bir koruma sağalar. Ayrıca vücut için zararlı olan ultraviyole ışınları da deri tarafından büyük oranda engellenir.

Termoregülasyon: İnsan vücudunun sıcaklığı belirli bir değerde sabit olmak zorundadır. Vücut sıcaklığının sabit tutulmasında deri önemli bir organdır. Özellikle insanın sahip olduğu terleme yeteneği vücut sıcaklığının düşürülmesinde son derece etkilidir. Deride vücut yüzeyine yakın seyreden damarların genişlemesi (vazodilatasyon) ve daralması (vazokonstriksyon) vücut sıcaklığının sabit tutulmasında görev alır.

Duyu Algılama: Deri dokunma, ağrı, sıcaklık duyularını algılayan reseptörleri üzerinde bulundurur. Deriye temas eden nesnelerin şekil, sertlik, sıcaklık gibi özellikleri bu reseptörler vasıtasıyla algılanır. Bu sebeple çevrenin algılanmasında deri önemli bir yere sahiptir.

Vitamin Sentezi: Vücutta üretilen D vitamininin yaklaşık %90’ı deride sentezlenir. Bu sentez sırasında Güneş ışınlarından faydalanılır. Deri, vitamin sentezinin yanı sıra çeşitli endokrin işlevlere de sahiptir.

Diğer Görevler: İmmünolojik defans, yara iyileşmesi, detoksifikasyon ve tuz atılımı derinin görevlerinden bazılarıdır.

Derinin Yapısı

Deri histolojik olarak birbirine sıkıca tutunmuş 3 tabakadan meydana gelir. En dışta bulunan tabaka epidermis olarak adlandırılır. Epidermis kendi içinde 5 tabakaya daha ayrılabilir. Yapısında keratinosit hücreleri yoğun olarak bulunur. Bu hücreler epidermisin en alt katmanında mitozla oluştuktan sonra üst katmanlara doğru göç eder ve 20-30 günlük bir süre içerisinde ölür. Ölü hücreler derinin en yüzeyel ve ölü tabakasını meydana getirir. Ölen hücreler zamanla deriden dökülür ve dökülen hücrelerin yerini yenileri alır. Saç derisinden dökülen hücreler kepek olarak adlandırılır. Keratinositlerin dışında epidermiste melanositler, Merkel hücreleri ve langerhans hücreleri de bulunur.

Derinin ortada bulunan tabakası dermis olarak adlandırılır. 2 farklı histolojik tabakadan oluşan dermis ortalama 1-2 mm kalınlığındaki bağ dokusundan oluşur. Dokunma basınç sıcaklık gibi duyuları algılamak üzere çeşitli reseptörleri yapısında bulundurur. Dermiste bulunan damarlar hem kendisinin hem de epidermisin beslenmesinde görev alır. Bu damarların genişleyip daralması deriden ne kadar ısı kaybedileceğini de belirler. Derinin en derin tabakası hipodermistir. Deriyi altta bulunan dokulara bağlayan bir bağ dokusu özelliğindedir.

Derinin yapısı.

Deri Rengi

Deri rengi kalıtsal bir özelliktir. Deri rengini belirlenmesinde en önemli etken derinin içerdiği melanin miktarıdır. Epidermisteki melanositler tarafından üretilen melanin pigmenti hücre dışına salınır ve epidermis hücrelerine geçer. Bu sayede epidermis -dolayısıyla deri- koyu bir görünüme sahip olur. Beyaz insanlar derilerinde daha az, esmerler ise fazla melanin pigmentine sahiptir. Derideki kan damarları da deri renginin oluşmasına katkı sağlar.

Derinin güneş ışığına maruz kalması melanosit miktarını ve melanin üretimini arttırır. Sonuçta deri daha koyu görünmeye başlar. Bronzlaşma bu şekilde gerçekleşmiş olur. Bronzlaşma, derinin zararlı güneş ışınlarına karşı koruma sağlamak için verdiği bir yanıttır.

Derinin Eklentileri

Bezler

Vücuttaki bazı bölgeler dışında derinin her tarafında çeşitli bez yapıları bulunur. Bezler yaptıkları salgılarla çeşitli işlevleri yerine getirirler. Deride yağ bezi, ter bezi ve süt bezi olmak üzere üç tipte bez yapısı bulunur. Yağ bezleri, yağ içerikli salgılarını genellikle kıllar vasıtasıyla deri yüzeyine salgılar. Bu salgı derinin kurumasını ve deriye su girişini engeller. Ter bezleri yaptıkları salgılarla vücut sıcaklığının korunmasına katkı sağlar. Ayrıca terde üre, amonyak, tuz gibi çeşitli metabolitler ve iyonlar da bulunur. İnsan vücudunda 2 milyon kadar ter bezi bulunmaktadır. Süt bezleri süt salgısı üretmekle görevlidir. Bu bezlerin gelişimi cinsiyetler arasında farklılıklar gösterir.

Kıllar

El ayası ayak tabanı gibi birkaç bölge dışında derinin her bölgesinde kıl bulunur. Kıllar kök ve gövde kısımlarından oluşur. Görülebilen gövde kısmı ölü hücrelerden oluşmasına rağmen kökteki hücrelerin yenilenmesiyle sürekli uzar. Kılların rengi de deride olduğu gibi melanin miktarıyla ilişkilidir. Kılların kök kısmına tutunan kaslar sempatik uyarılma ile kasılarak kılın dikleşmesini sağlar. Bu dikleşme üşüme veya duygusal durum sebebiyle gerçekleşebilir.

Tırnaklar

Tırnaklar parmak uçlarının arka yüzünde bulunan sert, keratin plaklardır. Görülebilen gövde kısmı ve deri içerisine gömülü kök kısmından oluşur. Tırnağın pembemsi rengi tırnak yatağında bulunan bol damarlı yapıdan kaynaklanır. Tırnaklar haftada 1mm kadar uzar.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Copyright-2020 Evrensel Ritim