Evrensel Ritim

Lokmanın Serüveni: Sindirim

Lokmanın Serüveni: Sindirim

Ne kadar kolay değil mi? Yemek istediğiniz şeyi ağzınıza götürün, birkaç kez çiğneyin ve yutun. İşte bu kadar. Sizin için yeme eylemi burada sona erdi. Gerisini vücudunuzdaki sistemler bütünü sizin için halledecek. Peki ağzınıza alıp çiğnemek dışında pek fazla bir çaba harcamadığımız beslenme eyleminde vücudunuz o devasa lokmayı kana hatta hücrelere girecek kadar küçültmek için neler yapar? Nasıl olur da 10 cm çapındaki bir ekmek dilimi 5 mikrometre çapındaki hücreyi besleyecek boyutlara ulaşır?

Besin Çeşitleri ve Özellikleri

Sindirimi tam olarak anlayabilmemiz için öncelikle neyi sindirdiğimizi ve sonucunda neyin oluştuğunu bilmemiz gerekir. Besinler temel olarak üç farklı gruba ayrılır: karbonhidratlar, proteinler ve yağlar. Her besin grubu kendisini oluşturan monomer adındaki birimlerden meydana gelir. Örneğin proteinler aminoasit adı verilen monomerik birimlerin birbiri ardına dizilmesiyle meydana gelir. Sindirimdeki amaç ise bu haliyle kana geçemeyecek olan uzun aminoasit zincirini aminoasit birimlerine parçalamaktır. Aynı durum yağ asitlerinden meydana gelen yağlar için de geçerlidir. Karbonhidratlar ise glikoz, früktoz, galaktoz gibi birkaç farklı monomerden meydana gelebilir. Sindirimin amacı burada da büyük polimeri küçük monomere parçalamaktır. Burada bilinmesi gereken önemli bir bilgi de her besin çeşidinin kendine özgü bir kimyasal bağa sahip olduğudur. Söz gelimi yağ asitleri kendi aralarında ester bağıyla bağlı iken aminoasitler peptit, monosakkaritler ise glikozit bağı kullanır. Bu durumda ester bağını yıkma amacı taşıyan bir enzim protein veya karbonhidratlara etki etmeyecektir. Sindirilecek her besin molekülü sahip olduğu kimyasal bağı yıkabilecek enzime ihtiyaç duyar. Vitamin ve mineraller ise zaten yeterince küçük oldukları için sindirilmeye ihtiyaç duymazlar.

Ağızda Sindirim

Besinlerin sindirimi ağızdan başlar. Ağızda hem mekanik hem de kimyasal sindirimden söz edilebilir. Mekanik anlamda dişler ve kuvvetli çene kasları (m. masseter, m. temporalis…) besinleri çiğneyerek öğütmek için daima hazırdır. İyi bir çiğneme işlemi besinleri parçalayarak yüzey alanını arttırır ve kimyasal sindirim için uygun ortamı hazırlar. Mekanik sindirim sayesinde sindirim enzimleri daha büyük bir besin yüzeyinde etkili olacak ve sindirim işlemi önemli ölçüde hızlanacaktır. Ağızda gerçekleşen kimyasal sindirimden ise tükürük sıvısı içinde bulunan pityalin (ağız amilazı) enzimi sorumludur. Pityalin, karbonhidratlara spesifik bir enzim olup karbonhidratları tamamen sindiremez. Karbonhidratlar pityalin ile dekstrin veya maltoz gibi di-trimerik birimlere parçalanır.

Tükürük sıvısı pityalin enziminin yanı sıra sahip olduğu müsin maddesiyle de sindirime yardımcı olur. Müsin ağızdaki lokmayı yumuşak ve nemli bir hale getirip kolayca yutulmasını sağlar. Ayrıca yine tükürükte bulunan lizozim enzimi ağızla alınabilecek zararlı mikroorganizmaları parçalayıp diş çürüklerine de önemli ölçüde engel olur. Günde 1-2 litre kadar salgılanan tükürük bu gibi görevleriyle vücut için önemli bir sıvıdır.

Yutma ve Yutma Refleksi

Yutma her gün onlarca kez yaptığımız ve yaparken hiç de zorlanmadığımız bir reflekstir. Henüz birkaç dakika önce doğmuş bir bebek dahi bu karmaşık işlemi başarıyla yerine getirir. Yutma işini ona kimse öğretmediğine göre bu doğuştan kazandığımız bir yetenektir. Peki nasıl yutarız?

Yutma sırasında öncelikli olarak yutulan besinin yemek borusunun hemen ön bölümünde bulunan soluk borusuna kaçmaması hayati önemdedir. Bunu önlemek ve lokmayı yemek borusuna yönlendirmek için soluk borusuna giden yolu yutma sırasında kapatır. Ayrıca gırtlak (larynx) bölgesi de kapağın tam olarak kapanması için bir miktar yukarı doğru çekilir. Bununla birlikte yumuşak damak olarak adlandırılan damağın arka bölümü de yukarı doğru kalkarak besinlerin burun boşluğuna doğru hareketini engeller. Asıl görevi ise dil üstlenir. Dil sahip olduğu kasları kullanarak ağızdaki besin kümesini yemek borusuna doğru boğazdan aşağıya yönlendirir. Henüz yeni doğan bir bebeğin dahi rahatlıkla yaptığı yutma işlemi sırasında pek çok farklı kas muhteşem bir koordinasyon ile görev yapar.

Yutma sırasında besinlerin izlediği yol.

Besinler yutmanın ardından yemek borusuna yönlendirilir. Yemek borusu göğüs boşluğu boyunca aşağıya doğru seyredip besinleri mideye ulaştıran 25-30 cm uzunluğunda bir borudur. Yemek borusundaki iletim peristaltik hareket adı verilen bir hareketle mideye doğru iletilir. Art arda kas kasılmalarıyla gerçekleşen iletimde yer çekimi de etkili olur.

Midede Sindirim

Mide karın boşluğunun sol üst kadranında bulunan, yemek borusu ve bağırsaklar arasındaki bağlantıyı sağlayan bir sindirim organıdır. Mide henüz besinler kendisine ulaşmadan sindirim hazırlıklarına başlar. Mideye ulaşan sinirsel ve hormonal uyarılar mide öz suyunun mide boşluğuna salgılanmasını sağlar. Mide öz suyunun yapısında temel olarak 4 maddeden söz edilebilir. HCl oldukça güçlü bir asit olup besinlerin sindirimi ve zararlı mikroorganizmaların zararsız hale getirilmesinde etkilidir. Pepsinojen, HCl ile temastan sonra aktifleşen (aktif şekli pepsindir) ve proteinlerin kısmi sindiriminden sorumlu bir enzimdir. Mide öz suyunda bulunan mukus mide duvarını korur ve midenin kendi kendini sindirmesini engeller. Lap enzimi yetişkinlerde aktif değildir ve süt çocuklarında süt proteinlerinin sindirimi için gereklidir.

Mideye gelen besinler ve mide öz suyu midenin otonom kasılmaları ile olabildiğince karıştırılır ve sonuçta sindirim işlemi maksimum verimde gerçekleştirilmeye çalışılır. Meydana gelen asit özellikli karışım kimus adını alır ve bu karışımın kontrolsüz şekilde yemek borusu ve bağırsaklara geçmesi istenmez. Bu yüzden midenin yemek borusu ve bağısağa açılma bölgelerinde birer adet sfinkter bulunur. Besinler midede geçirdikleri yaklaşık 3 saatin ardından ince bağırsağa doğru ilerler.

İnce Bağırsakta Sindirim ve Sindirime Yardımcı Organlar

Midede geçen 3 saatin ardından besinler ve mide öz suyundan oluşan kimüs, mideden ince bağırsağın ilk bölümü olan duedonuma girer. Duodenum karaciğer ve pankreastan gelen sindirim salgılarının bir kanal vasıtasıyla ince bağırsağa boşaltıldığı yerdir. Karaciğer ve pankreas ürettikleri sindirim salgılarıyla ince bağırsakta gerçekleşen sindirime önemli ölçüde katkı sağlar ve sindirime yardımcı organlar olarak bilinirler. Karaciğer ürettiği safra sıvısıyla sindirime yardımcı bir organdır. Karaciğerde üretilen safra sıvısı safra kesesinde depolanır ve gerektiğinde buradan bir kanal (koledok) vasıtasıyla duodenuma boşaltılır. Safra yağların sindirimini büyük oranda kolaylaştıran ve hızlandıran bir sıvı olup kimyasal sindirim yapmaz. Pankreas ise ürettiği pankreas öz suyuyla sindirime yardımcı olur. Pankreas öz suyunda karbonhidratları sindiren amilaz, yağları sindiren lipaz, ve proteinleri sindiren tripsinojen ve kimotripsinojen gibi pek çok farklı enzim bulunur. Bu enzimler sindirim için son derece önemli olmakla birlikte besnlerin sindirimini tamamlamaz. İnce bağırsakta sindirim işleminin tamamlanması yine ince bağırsak tarafından üretilen enzimlerce gerçekleştirilir. İnce bağırsağın ürettiği maltaz, sukraz ve laktaz karbonhidratların; erepsin ise proteinlerin sindirimini tamamlayan enzimlerdir.

İnce bağırsakta sindirimi tamamlanan besinler bağırsak boyunca peristaltik hareketle ilerlerken aynı zamanda kana emilimleri de gerçekleşir. “plica circularis” adı verilen girinti ve çıkıntılar bağırsak yüzey alanını yaklaşık 250 metre kareye çıkartarak emilimi maksimum seviyeye çıkartır. Besin moleküllerinin yanı sıra su vitamin ve minerallerin de büyük bölümü ince bağırsaktan kana emilir.

Kalın Bağırsak ve Defekasyon

İnce bağırsakta sindirim ve emilimi büyük oranda tamamlanan besinlerden geriye bir miktar su ve atıklar kalmış olur. Buraya ulaşan bir miktar su da kalın bağırsaklardan kana geçer. Kalın bağırsağın bunun dışında bir sindirim etkinliği yoktur. Kalın bağırsak temelde sindirimden geriye kalan atıklar için geçici bir depo görevi görür. Atıkların burada bir süre depolanmasının ardından beyinden gelen emirle defekasyon refleksi gelişir ve atık maddeler vücuttan uzaklaştırılır.

Sindirim enzimleri.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Copyright-2020 Evrensel Ritim