Evrensel Ritim

Kalbin Yapısı ve Çalışması

Kalbin Yapısı ve Çalışması

Şimdi bu yazıyı okurken muhtemelen daha önce yapmadığınız bir şey yapın. Elinizi göğsünüzün bir miktar soluna yerleştirin ve birkaç saniye boyunca içeride olanları hissetmeye çalışın. Nedir içeride olan? Evet, doğru tahmin. Daha siz doğmamışken çalışmaya başlayan kalbiniz durmadan, dinlenmeden her an yaptığı gibi yine görevinin başında. İşini her zamanki ritmiyle, o evrensel ritimle, sürdürmekte. Ve ona iyi bakarsanız siz yaşamınızı sürdürdüğünüz sürece görevinin başında olacak. Peki kalp sahip olduğu bu yorucu görevi nasıl yerine getirir? Nasıl olur da bizi hiçbir zaman yarı yolda bırakmaz? Kalp nasıl çalışır?

Kalbin Konumu ve Görevi

Kalp; göğüs boşluğu içerisinde 1/3’ü vücut orta hattının sağında, 2/3’ü ise vücut orta hattının solunda kalacak şekilde yerleşim gösteren bir organdır. İki yanında akciğerler bulunur ve kalp sola yakın olduğu için sağ akciğer soldakine göre büyüktür. Kalp tıpkı beyin gibi hayati bir organ olduğundan vücut içerisinde olabildiğince korunaklı bir konumda muhafaza edilir. Kalp; ön, arka ve yanlardan kaburga kemikleri ile tamamen çevrelenen göğüs boşluğunun ortasında bulunur. Arka bölümde omurga, alt bölümde diyafram ile komşudur.

Kalp vücut için son derece temel bir görevi üstlenir. Amacı damarlardaki kanı bütün vücudu dolaşacak şekilde hareket ettirmek, başka bir deyişle pompalamaktır. Ancak bu öyle alelade yapılan bir pompalama işlemi değil, aksine uygun bir ritim ve hızda yapılan gerektiğinde bu nicelikleri değişebilen bir işlemdir. Ayrıca pompalama işlemi sürerken damarlar vasıtasıyla kalbe gelen kirli ve temiz kan birbirine karışmadan kendisine uygun damara yönlendirilmelidir. Günde ortalama 100.000 kez atan kalp, damarlarda dolaşan kanı defalarca kez vücudun en ücra köşelerine dahi ulaştırır. Peki kalp nasıl bir organizasyonla bu işin üstesinden gelir.

Kalbin Yapısı ve Kan Dolaşımları

Kalp temelde 4 odacıktan ve bu odacıkları saran kas tabakasından meydana gelir. Bu odacıklardan üst bölümde bulunan 2 tanesi kulakçık (atrium), alt bölümde bulunan 2 tanesi karıncık (ventrikül) olarak adlandırılır. Her bir karıncık üst bölümde bulunan kulakçıklar ile birbirine bağlıdır. Bu bağlantılarda bulunan kalp kapakçıkları kanın kulakçıklardan karıncıklara doğru tek yönlü akışını sağlar.

Sağ kulakçık vücuttan toplanan kirli kanın döküldüğü kalp bölmesidir. Üst ve alt ana toplardamarlardan sağ kulakçığa gelen kan triküspit kapağın açılması ve kulakçığın kasılmasıyla buradan sağ karıncığa geçer. Sağ karıncık kirli kanı temizlenmek üzere akciğer atardamarları vasıtasıyla akciğere gönderir. Akciğerde temizlenen kanın sonraki durağı sol kulakçıktır. Sol kulakçığa akciğerden gelen 4 damar vasıtasıyla ulaşan temiz kan, biküspit kapağın açılması ve kulakçığın kasılmasıyla sol karıncığa geçer. Sol karıncık kanı aort atardamarı vasıtasıyla bütün vücuda dağıtan kalp odacığıdır. Kanın sol kulakçıktan akciğere ve oradan tekrar sağ kulakçığa dönmesi küçük kan dolaşımı, sol karıncıktan bütün vücuda dağılıp tekrar kalbe dönmesi ise büyük kan dolaşımı olarak adlandırılır.

Kalbin yapısı ve damarlarının temsili gösterimi.

Kalp yapısal olarak kendisini oluşturan 3 katmandan meydana gelir. Bu katmanlardan en içteki endokardiyum, ortadaki myokardiyum ve en dıştaki perikardiyumdur. Endokardiyum kalbin en iç yüzeyini oluşturan ve pürüzsüz bir yüzeye sahip katmandır. Myokardiyum kalbin orta katmanıdır ve kalp kasını bünyesinde barındırır. Myokardiyumun kalınlığı kalbin bölgelerine göre farklılık gösterir. Sol karıncık kanı bütün vücuda pompalamak için, sağ karıncığın kanı akciğere pompalamak için ihtiyaç duyduğundan daha fazla güce ihtiyaç duyar. Bu sebeple Sağ karıncık daha kalın bir miyokardiyuma dolayısıyla daha kalın bir kas tabakasına sahiptir. Bunun yanında karıncıklar kulakçıklara kıyasla daha kalın miyokardiyumlara sahiptir. Perikardiyum ise kalbi en dıştan saran ve koruyucu bir zar özelliği gösteren katmandır.

Kalp Kasının Özellikleri

İnsan vücudunda çizgili kas, kalp kası ve düz kas olmak üzere üç tip kas bulunur. Sadece bu sınıflandırma bile kalp kasının diğer kaslardan daha özel bir yapıda olduğunu gösterir nitelikte. Peki nedir onu özel yapan? Görsel olarak üç kas tipi mikroskopta incelendiğinde çizgili kas ile kalp kasının birbirine oldukça benzer olduğu görülür. Ancak bir farkla: kalp kası çizgili kasın aksine enine dallanmalara sahiptir. Bu enine dallanmaların da katkısıyla kalp kası çok yüksek bir organizasyona sahip olur. Kalp kasını diğer kaslardan ayıran temel özellik de budur. Günde 100.000 kez atan ve ömrü boyunca 3 milyar kez atacak olan kalp kası görevini layığıyla yerine getirebilmek için bu yüksek organizasyona ihtiyaç duyar. Ayrıca kalp kası hücreleri vücuttaki diğer kas hücrelerine kıyasla daha yüksek miktarda mitokondriye sahiptir (kalp kasının hacimsel olarak %35’i mitokondriden oluşmaktadır). Bu sayede ihtiyaç duydukları yüksek miktardaki enerjiyi de karşılayabilirler. Kalp kası hücreleri oksijenli solunumla enerji üretebilmek için iyi bir kanlanma mekanizmasına da sahiptir. Aort damarının hemen başlangıcından ayrılan iki adet koroner damar kalbin her köşesine ulaşarak kan taşır. Kalbi besleyen bu damarların herhangi bir sebeple tamamen veya kısmi şekilde tıkanması kalp krizi olarak bilinen akut myokard enfarktüsünün ortaya çıkmasına sebep olabilir.

Kalp kasının mikroskop görüntüsü.

Kalbin Çalışma Mekanizması

Kalbin en önemli özelliği sahip olduğu kanı pompalama görevini muhteşem bir koordinasyon ve düzen içerisinde gerçekleştirmesidir. Milyarlarca kas hücresi, sinir hücreleri, kapakçıklar, kulakçıklar, karıncıklar… Tamamı on yıllar boyunca birbirleriyle muazzam bir uyum içerisinde çalışır. Peki bu işlem nasıl gerçekleşir?

Daha önce de belirtildiği gibi tüm vücuttan toplanan kirli kan kalbin sağ kulakçığına, akciğerden gelen temiz kan ise sol kulakçığına damarlar vasıtasıyla aktarılır. Bu işlemin ardından sol kulakçıktaki kanın sol karıncığa ve aynı anda sağ kulakçıktaki kanın da sağ karıncığa geçmesi gerekir. Bu geçiş için kulakçıkları saran kas tabakasının bir sinirsel uyarıya ihtiyacı vardır. Bu uyarı sağ kulakçığın hemen üzerinde bulunan sinoatrial düğüm adındaki bir sinir düğümüyle sağlanır. Sinoatrial düğümden çıkan sinirsel uyarı kulakçıklara kasılma emrini iletir ve kulakçıklar kasılır. Kulakçıkların kasılması burada bulunan kanın karıncıklara dolmasına neden olur. Sinoatrial düğümden çıkan sinirsel uyarılar bu kez de geciktirilmiş olarak karıncıklara ulaşır ve karıncıkları çevreleyen kasın kasılması sağlanır. (Uyarıların geciktirilmesi atrioventriküler düğümde gerçekleşir ve bu geciktirme karıncıkların kulakçıklardan sonra kasılması için bilinçli olarak yapılır.) Karıncıkların da kasılmasıyla kan bütün vücuda pompalanmış olur. Karıncıklardaki kasılma sırasında öncelikle arter kapakçıkları açılmadan kan karıncıklar içerisinde sıkıştırılıp basıncı arttırılır. Ardından aniden açılan aort ve pulmoner arter kapakçıklarıyla kan adeta karıncıklardan damarlara doğru fırlatılmış olur. Döngünün sonunda kalp 0,4 saniye kadar kasılmadan dinlenir. Sonuçta ortalama olarak 0,85 saniye süren bu döngüyle bir tam kalp atımı tamamlanmış olur. Ortalama bir kalp ömrü boyunca bu döngüyü 3 milyar kez tekrarlar.

Kalbin iletim sisteminin temsili çizimi.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Copyright-2020 Evrensel Ritim