Evrensel Ritim

Dolaşım Sisteminin Yapısı ve İşleyişi

14.12.2019
201
Dolaşım Sisteminin Yapısı ve İşleyişi

Dolaşım sistemi vücudumuzdaki trilyonlarca hücreye ihtiyaç duydukları maddeleri ulaştırmak amacıyla vücuttaki kanın sürekli olarak belirli bir düzende sirkülasyonunu sağlayan sistemdir. Kanın hareketinin ana görev olduğu bu dinamik sistemin üç temel elemanı bulunur: Kalp, damarlar ve kan. Kalbin durmaksızın çalışmasıyla hareket yeteneği kazanan kan, toplam uzunluğu binlerce kilometreyi bulan damar ağı boyunca ilerleyerek vücudun istisnasız her köşesine ulaşır. Organizmanın fonksiyonel bütünlüğünün korunabilmesi için bu sistem her an çalışıyor olmalıdır. Durmaksızın çalışan kalbin bir an dinlenmesi, damarların yapısal bütünlüğünün kısa bir süreliğine bozulması söz konusu değildir. Henüz anne rahmindeyken işlemeye başlayan bu sistem, insan hayatını sürdürdüğü sürece çalışmaya devam eder. Peki yaşamımız boyunca bilincimiz dışında çalışmayı sürdüren dolaşım sisteminin yapısal ve işlevsel özellikleri nelerdir? Bu hayati sistemi oluşturan organlar nasıl bir iş bölümü içerisinde çalışır?

Kanın Yapısı ve Görevleri

Kan, kalbin çalışmasıyla damarlarda hareket ederek hücrelere su, besin, oksijen gibi ihtiyaç duydukları bütün maddeleri taşıyan sıvıdır. Ayrıca hücrelerde oluşan CO2, amonyak gibi atık maddeler de kan vasıtasıyla uygun organlara taşınır. Kanda oksijen taşımak için özelleşmiş hücreler olan eritrositler (alyuvar) bulunur. Her 1 mm3 kanda ortalama 5 milyon adet bulunan eritrositler yapısındaki hemoglobin proteini ile oksijen taşır ve kana kırmızı rengini kazandırır. Kanda bulunan diğer bir hücre grubu lökositlerdir. Akyuvar olarak da bilinen bu hücreler vücudun savunma sisteminde görev alır. Kanda bulunan üçüncü hücre grubu ise trombositlerdir. Bu hücreler damar bütünlüğünün bozulması durumunda oluşan açıklığın kapatılmasında görev alır. Kandaki bu üç hücre grubu kanın %45’lik bir kısmını oluşturur. Kanın geriye kalan %55’lik bölümü ise büyük oranda sudan meydana gelen kan plazmasıdır.

Kanda taşınan moleküllerin hücrelere geçişi kanın kılcal damarlardan geçişi esnasında gerçekleşir. Kan diğer hücrelerle doğrudan temasta bulunmaz. Hücreler ile kan arasındaki madde alışverişine intersitisyel (hücreler arası) sıvı aracılık eder. Kan vücutta üretilen ısının tüm vücuda dağıtılmasında görev alır. Vücudun sıcak veya soğuğa maruz kalması durumunda vücut sıcaklığı, kanın bu özelliğinden faydalanılarak korunmaya çalışılır.

Kalbin Yapısı ve Görevi

Kalp kanın damarlar boyunca ilerlemesini sağlayan organdır. Kana hareket yeteneği kazandırmak için kalpte 2 kulakçık (atrium) ve 2 de karıncık (ventrikül) bulunur. Kalpteki bu dört odacık içten dışa doğru endokardium, myokardium ve perikardium adında üç katman tarafından çevrelenir. Vücuttan toplanan kirli kan kalbin sağ kulakçığına gelir. Buradan sağ karıncığa geçen kirli kan temizlenmek üzere akciğere gönderilir. Akciğerde temizlenen kan önce sol kulakçığa oradan da sağ karıncığa geçerek aort damarı ile tüm vücuda gönderilir. Kanın temizlenmek üzere kalpten akciğere gidip tekrar geri dönmesi küçük kan dolaşımı, temiz kanın kalpten tüm vücuda dağılıp tekrar kalbe dönmesi ise büyük kan dolaşımı olarak adlandırılır.

Kalbin odacıkları ve damarlar.

Kalbin çalışması yine kalp üzerinde bulunan ve sinoatrial düğüm adı verilen bir bölge ile sağlanır. Sinoatrial düğümden çıkan nöral impulslar sinirsel iletim ile tüm kalbe yayılır ve kalp kasının belirli bir düzende kasılması sağlanır. Kalbin çalışma hızı ve gücü merkezi sinir sistemi tarafından sinirsel ve hormonal olarak kontrol edilir. Kalbe ulaşan sempatik uyarılar kalbin kanı pompalama hızı ve gücünü arttırırken parasempatik uyarılar tam tersi etkiler oluşturur. Böbrek üstü bezi tarafından kana salgılanan adrenalin ve noradrenalin de kalbin kasılma hızı ve gücünü arttırıcı etki gösterir.

Damarların Yapısı ve Çeşitleri

Damarlar içerisinde kanın hareket ettiği dolaşım sistemi elemanlarıdır. Görevleri kalp tarafından pompalanan kanı tüm vücuda dokuların ihtiyaçları doğrultusunda dağıtmaktır. Her ne kadar pasif gibi görünseler de özellikle bazı damarlar yapılarında bulunan düz kas ile genişleme (vazodilatasyon) ve daralma (vazokonstriksyon) yeteneğine sahiptir. Sinirsel ve hormonal olarak kontrol edilen bu mekanizma kan basıncının düzenlenmesi, kanın vücutta daha fazla ihtiyaç duyulan bölgelere yönlendirilmesi, vücut ısısının düzenlenmesi gibi işlevlerde etkilidir. Vücutta atardamar, toplardamar ve kılcal damar adında üç tip damar bulunur.  

Kalp ve kalpten çıkan damarlar.

Atardamarlar (Arterler)

Arterler temiz kanı kalpten kılcal damarlara doğru ileten damarlardır. Arterlerin damar duvarı üç katmandan meydana gelir. En iç tabaka olan tunica intima endotel hücreler ve bağ dokusundan oluşur. Ortadaki en kalın tabaka olan tunica media düz kas ve elastik liflerden oluşur. En dıştaki tunica adventitia tabakası ise bağ dokusundan meydana gelir.

Arterler kendi içinde elastik arter, musküler arter ve arterioller olmak üzere üç gruba ayrılır. Elastik arterler yapısında elastik liflerin yoğun olarak bulunduğu büyük çaplı arterlerdir (Aort gibi). Musküler arterler yapısında düz kasın yoğun olarak bulunduğu orta veya küçük çaplı arterlerdir. Arterioller ise çapı 3 mm’den küçük olan küçük çaplı arterlerdir.

Kılcal Damarlar (Kapillerler)

Kılcal damarlar kan ile diğer doku hücreleri arasında madde alışverişinin gerçekleştiği damarlardır. Arterlerle kalpten gelen temiz kanın sahip olduğu besin, oksijen, su gibi çeşitli moleküller kapiller damarlardan hücreler arası sıvıya oradan da hedef hücrelere geçer. Benzer şekilde hücrelerdeki CO2, NH3, üre gibi atık maddeler de önce hücreler arası sıvıya oradan da kapiller damardaki kana geçer. Bu geçişler kan basıncı ve ozmotik basıncın etkisiyle enerji harcanmadan gerçekleşir (starling hipotezi).

Kılcal damarlar 4-10 mikron ortalama çapa sahip oldukça küçük damarlardır. Damar duvarları endotel ve bazal membrandan oluşur. Endotel hücre duvarının yapısına göre kesintisiz, pencereli ve sinüzoidal olmak üzere üç tip kılcal damar bulunur.

İnsan vücudundaki kapiller damarların toplam uzunluğu 100.000 km toplam alnı ise 6000 m2 kadardır. Kanın akış hızı ortalama 0,3 mm/sn’dir. Bu sayısal veriler vücuttaki kılcal damar ağı ile doku hücreleri arasındaki madde alışverişinin son derece etkili şekilde gerçekleştiğinin bir göstergesidir.

Toplardamarlar (Venler)

Toplardamarlar, kılcal damarları geçtikten sonra oksijence fakirleşmiş olan kirli kanı tekrar kalbe geri götürmekle görevli damarlardır. Damarlardaki toplam kanın %70 kadarı venlerde bulunur. Venlerin damar duvarı histolojik açıdan arterlerle aynı tabakalanmayı gösterse de venlerin damar duvarı aynı çaplı arterlere göre oldukça incedir. Bunun önemli bir sebebi arterlerin, içindeki kanın sahip olduğu yüksek basınç sebebiyle kalın bir damar duvarına ihtiyaç duymasıdır. Venlerde ise kan basıncı arterlere göre oldukça düşüktür.

Çapı 2 mm’nin üzerinde olan venlerde yarım ay şeklinde karşılıklı iki kapak bulunur. Özellikle alt ekstiremite venlerinde çok sayıda olan bu kapaklar, taşınmakta olan kanın tekrar geri dönmesini engellemeye yönelik işlev görür. Venlerdeki kanın kalbe geri dönmesinde iskelet kaslarının pompalama etkisi, venlerin vazokonstruksyonu ve solunumla oluşan basınç değişikliklerinin pompalama etkisi rol alır.

İnsan Vücudundaki Çeşitli Arter ve Venler

Aort: Kalpten çıkan temiz kanı tüm vücuda dağıtan ana damardır. Kalpten çıktığı bölümde 2,5 cm’lik bir çapa sahiptir. Göğüs boşluğundan aşağı inerek karın boşluğunda uç dallarını verir.

Vena cava superior: Vücudun üst bölgelerinden gelen venler birleşerek üst ana toplar damarı oluşturur. Sağ kulakçığa dökülür.

Vena cava inferior: Vücudun alt bölgelerinden gelen venler birleşerek alt ana toplardamarı oluşturur. Sağ kulakçığa dökülür.

Arteria carotis communis (Şah damarı): Aorttan ayrılarak boynun iki yanında seyreden bir çift damardır. Beyin de dahil olmak üzere kafanın beslenmesinde görev alır.

Truncus pulmonalis: Kalbin sağ karıncığından çıkarak akciğere kirli kan taşır.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Copyright-2020 Evrensel Ritim