Evrensel Ritim

Vücut Sıcaklığının Düzenlenmesi

11.01.2020
336
Vücut Sıcaklığının Düzenlenmesi

İnsan vücudu, hayatın devamı için belirli bir sıcaklık değerinde sabit kalmak zorundadır. Bir insanın normal şartlarda vücut sıcaklığı 36-37 derecede sabittir. Bu sıcaklık çevre koşulları ve fiziksel aktivite durumuna bağlı olarak küçük değişimler gösterebilir. Örneğin ağır egzersiz sırasında kasların aşırı metabolik aktivitesine bağlı olarak vücut sıcaklığı 38 derecenin üzerine çıkabilir. Soğuk havalarda veya sabah erken saatlerde 36 derecenin altına düşebilir. Ancak vücut sıcaklığındaki bu değişimler beyindeki hipotalamus bölgesi tarafından algılanıp engellenmeye çalışılır. Hipotalamus vücut sıcaklığını daima ayar noktasında tutmaya çalışır. Bunu sağlamak için de vücut sıcaklığındaki değişime bağlı olarak çeşitli fizyolojik ve davranışsal yanıtlar ortaya çıkartır. Hücrelerin fonksiyonlarını en etkili şekilde sürdürmesi için vücut sıcaklığı beyin tarafından ortaya çıkartılan bu yanıtlarla sabit tutulur.

Vücut Isısı – Vücut Sıcaklığı

İnsan vücudundaki trilyonlarca hücre yaşamlarını sürdürebilmek ve görevlerini en etkili şekilde yerine getirebilmek amacıyla sürekli bir takım metabolik aktiviteler gerçekleştirir. Bu metabolik aktiviteler sırasında kullanılan enerjinin bir kısmı ısı enerjisi olarak açığa çıkar. Açığa çıkan bu ısı, vücut sıcaklığını arttırır. Vücut, metabolik aktiviteyle kazanılan bu ısı enerjisinin bir kısmını çeşitli şekillerde kaybeder. Yaşanan ısı kayıpları ise vücut sıcaklığının düşmesine neden olur. Vücut sıcaklığının sabit tutulması, üretilen ve kaybedilen ısı miktarının dengelenmesiyle mümkün olur. Vücut sıcaklığı düştüğünde çeşitli etkilerle ısı üretimi arttırılır, ısı kaybı ise en aza indirilir. Vücut sıcaklığının artması durumunda ise tam tersi mekanizmalar işletilerek vücut sıcaklığı sabit tutulmaya çalışılır.

Vücuttan Isı Kaybı

Vücutta üretilen ısı enerjisi çeşitli şekillerde kaybedilir. Bu ısı kaybı şekillerinden en başta gelen radyasyon ile ısı kaybıdır. Her sıcak cisim gibi vücudumuz da çeşitli dalga boylarında ışıma yapar. (Bu ışıma termal kameralar aracılığıyla görülebilir.) Işıma ile kaybedilen enerji toplam kaybın %60’ını oluşturur. Enerji kaybının bir diğer sorumlusu ise buharlaşmadır. Nemli deri yüzeyinden buharlaşmakta olan su bir miktar ısı enerjisinin de deriden kaybına yol açar. Buharlaşma enerji kaybında %22’lik paya sahiptir. Isı kaybındaki %18’lik payıyla iletim, enerjinin en çok kaybedildiği 3. olaydır. Hava veya vücuda temas eden diğer cisimlere vücudumuzdan iletim yoluyla bir miktar enerji transfer olur. Ortamda bir hava akımı oluştuğunda ise kaybedilen ısı artacaktır. Vücudun su gibi yüksek özgül ısıya sahip bir sıvıyla temasında ise enerji kaybı havada olduğundan 25 kat daha fazla olur. İnsan vücudu solunum ve miksiyon ile de çok az miktarlarda ısı kaybeder.

Vücutta üretilen ısı çeşitli şekillerde kaybedilir.

Vücut Sıcaklığını Koruma Mekanizmaları

Vücut sıcaklığında meydana gelen değişimler hipotalamus tarafından algılanıp çeşitli yanıtlarla dengelenmeye çalışılır. Vücut sıcaklığının arttığı durumlarda vücutta ısı üretimi azaltılır ve ısı kaybı arttırılır. Isı kaybının arttırılmasında terleme ve derideki yüzeyel damarlarda vazodilatasyon (genişleme) etkilidir. Isı üretiminin azalması için ise iştah azalması ve hareketsizlik gibi yanıtlar ortaya çıkar.

Vücut sıcaklığı azalmaya başladığında hipotalamus sıcaklığı sabit tutmak için vücuttan ısı kaybını azaltır ve ısı üretimini arttırır. Vücuttan ısı kaybının azaltılmasında ise deri damarlarındaki vazokonstriksyon (daralma) etkili olur. Isı üretiminin artması ise titreme, adrenalin salınımı ve istemli hareketlerin artışıyla sağlanır. Açlık duygusu da bu yanıtlara etki eder. Vücut sıcaklığını korumak için fizyolojik yanıtların yanı sıra çeşitli davranışsal yanıtlar da ortaya çıkar. Örneğin soğuk bir ortamda oluşan üşüme hissi kişiyi sıcak bir ortama gitmeye veya daha fazla giyinmeye iter. Tam tersi durumda ise kişi serinlemek için çeşitli yollar arayacaktır. Bilinçli şekilde meydana gelen bu gibi davranışlar vücut sıcaklığının korunması için oldukça önemlidir.

Ateşimiz Çıktığında Neden Üşürüz?

Hastalığa neden olan çeşitli mikroorganizmalar veya rejenerasyona uğrayan dokular tarafından salgılanan çeşitli maddeler (pirojenler) vücut sıcaklığının yükselmesine neden olabilir. Vücut sıcaklığının yükselmesi akyuvar üretimini hızlandırarak ve zararlı mikroorganizmaların üremesini yavaşlatarak enfeksiyonla mücadeleye katkıda bulunur. Vücut sıcaklığının yükselmesi hipotalamusun sahip olduğu ayar noktasının yükselmesi ile mümkün olur. Normal şartlarda vücut sıcaklığını 36-37 derecelerde sabit tutmaya çalışan hipotalamus bu değeri yükseltir ve vücudu daha yüksek bir sıcaklıkta sabit tutmaya çalışır. Bu durumda eğer vücut sıcaklığı hipotalamusun yeni ayar noktasından düşükse sıcaklığı arttırmak isteyen hipotalamus üşüme ve titreme yanıtlarını ortaya çıkartır.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Copyright-2020 Evrensel Ritim