Evrensel Ritim

Nasıl Duyarız? (İşitme Fizyolojisi)

23.01.2021
149
Nasıl Duyarız? (İşitme Fizyolojisi)

İnsan, hayatı boyunca çevresinde olup bitenleri algılamak ve anlamlandırmak için duyu organlarını kullanır. Çevreden gelen uyaranlar duyu organlarıyla algılanıp beyinde değerlendirilir. Bu şekilde insanın bulunduğu çevreyi algılaması ve hayatını sürdürmesi sağlanmış olur. Çevrede olup bitenlerden haberdar olmanın en etkili yollarından biri de maddesel ortamda yayılarak insan vücuduna ulaşan titreşimleri değerlendirmektir.

Havada suda veya herhangi bir maddesel ortamda yol alarak insan vücuduna ulaşan mekanik dalgalar kulak vasıtasıyla algılanır ve beyinde anlamlı “seslere” dönüştürülür. Dalgın bir şekilde yolda yürürken arkanızdan çalınan kornayı veya sabah çalan alarmınızı algılayan başınızın iki yanında konumlanmış özel bir organ olan kulaktır.

Herhangi bir durumda kulağınıza ulaşan titreşimler (veya ses dalgaları) kulağın algılama sınırları içerisindeyse titreşimlerin frekans ve şiddetini algılayıp elde ettiği veriyi beyne iletmek kulak için hiç de zor değildir.

Bunun yanında vücudun dengesinin sağlanması için de çeşitli veriler kulak vasıtasıyla elde edilir. İnsan içinde bulunduğunuz aracı ileri mi yoksa geri mi hareket ettiğini gözleri kapalıyken kulak yardımıyla algılar. Peki nasıl duyarız?

Sesin Kulağa Girişi

Havada yayılan ses dalgalarını kulakta karşılayan ilk yapı kulak kepçesidir. Kulak kepçesi özel yapısı sayesinde ses dalgalarını toplayarak dış kulak yoluna iletir. Dış kulak yolu 2,5 cm uzunluğa sahip bir kanaldır ve sonunda kulak zarı bulunur. Dış kulak yolunu geçen ses dalgaları kulak zarına çarparak titreşmesini sağlar.

Titreşen kulak zarı titreşimleri bağlantılı olduğu orta kulaktaki malleus kemiğine iletir. Malleus incusu, incus stapes kemiğini titreştirir. Son sırada bulunan kemik stapes oval pencere ile bağlantılıdır. Oval pencerenin titreşmesi iç kulakta bulunan perilenf sıvısının titreşmesine neden olur. Perilenf sıvısında oluşan dalgalar korti organı adındaki reseptör birimi sayesinde beyne iletilecek elektriksel sinyallere çevrilir. Oluşan ileti beyne kohlear sinir vasıtasıyla taşınır.

Kulağın yapısı

Sesin İşitilmesi

Frekans ve şiddet sesin başlıca 2 özelliğidir. Frekans kavramı ses dalgalarının 1 saniyedeki tekrarlama sayısını ifade ederken şiddet ise ses dalgasının yüksekliğini ifade eder. Sesin insan tarafından işitilmesi her iki ses özelliğinin de kohlea (salyangoz) tarafından algılanarak beyne bildirilmesi ile mümkün olur. Titreşimlerin kohlea kanalları içerisindeki perilenf sıvısına etkisi baziller membran üzerinde bulunan korti organı tarafından algılanır. Korti organı üzerinde bulunan tüy hücreleri baziller membranın titreşimlerinin etkisiyle bükülür. Bükülmeler sonucu tüy hücrelerinde elektriksel potansiyel meydana gelir. Bunun sonucunda ses dalgaları elektriksel sinyallere dönüştürülmüş olur. Sinirsel impulsların beyinde değerlendirilmesi işitmenin gerçekleşmesini sağlar. Sesin algılanması için geçen tüm süre 0,05 saniyedir.

Kulağın Duyma Aralığı

Her duyu organında olduğu gibi kulak da algılama sınırlarına sahiptir. Her ışığı göremediğimiz, her kokuyu alamadığımız gibi her sesi de duyamayız. Sesin kulak tarafından algılanması, sesin sahip olduğu frekans ve şiddet değerleriyle alakalıdır. İnsan kulağı her şiddet değeri için belirli aralıktaki frekansları algılayabilir. Benzer şekilde her frekans değeri için de belirli şiddetteki sesler işitilebilir.

Kulağa ulaşan ses dalgalarının şiddetinden bağımsız olarak insan kulağının algılayabileceği en geniş frekans aralığı 20 – 20.000 Hz aralığındadır. Frekanstan bağımsız olarak işitilebilen ses şiddeti ise 0 -130 desibel aralığındadır. Daha yüksek şiddete sahip seslerde işitme kaybı olacağından kulak bundan sonraki sesleri algılayamayacaktır.

Kulağın yapısı hakkında daha fazla bilgi için bu yazıyı okumanızı öneriyoruz.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Copyright-2020 Evrensel Ritim