Evrensel Ritim

Hareketin Öncüleri: Kaslar

Hareketin Öncüleri: Kaslar

Şimdi durup bir düşünün: vücudumuzda ne gibi hareketlere ihtiyaç duyarız? Başımız, kolumuz, bacağımız, gözümüz, kalbimiz… Vücudumuzun pek çok farklı organ ve sistemi işlevini yerine getirmek için harekete ihtiyaç duyar. Parmaklarınızla yapabildiğiniz o ince hareketleri düşünün. Onlarca kilogramlık bedeninizi yattığınız yerden doğrultmak için gereken kuvvet hiç de az değildir öyle değil mi? Peki ya onlarca kilogramlık bir halteri başınızın üzerine kaldırmak için gereken kuvvet? İşte en incesinden en çok kuvvet gerektirenine kadar vücuttaki tüm hareketlerin öncüleri kaslardır. Vücudumuzdaki 600’den fazla kas günlük hayatta ihtiyaç duyduğumuz bütün hareketleri yapmamıza olanak tanır. Peki yaşamımız için son derece önemli olan kaslar nasıl çalışır? Nasıl olur da yüksek hassasiyet ve kuvvet gerektiren işleri yapmamıza olanak tanırlar? 

Kas Çeşitleri

Vücudumuzda bulunan kaslar yapıları ve işlevleri göz önünde bulundurularak iskelet kası, düz kas ve kalp kası olmak üzere 3 farklı gruba ayrılmıştır. Bu üç kas grubu bir miktar yapısal farklılık gösterse de temelde aynı işlevi yerine getirirler. Kaslar kasılarak kısalır ve gevşeyerek uzarlar. Üç kas grubu da hareketi uzama ve kısalma ile sağlar.

İskelet Kası

İskelet kasları genel olarak vücuttaki kemiklere tutunan ve günlük hayattaki hareketlerimizden sorumlu kaslardır. Genellikle iskelet kasının bir ucu bir kemiğe diğer ucu ise başka bir kemiğe tutunur. Kas kasıldığında kısalır ve iki kemik arasında bir hareket meydana gelir. Hareketi tersine çevirmek için ise başka bir (veya birkaç) kas iki kemiği farklı noktalardan çeker. Vücuttaki hareketin temel işleyişi bu şekildedir.

İskelet kası silindirik şekilli uzun hücrelerden oluşur. Kas hücreleri bir araya gelerek kas liflerini meydana getirir. Kırmızı ve beyaz olmak üzere iki çeşit kas lifi bulunur. Kırmızı kas lifleri daha güçlü ve uzun süreli kasılabilirken beyaz kas lifleri çok hızlı kasılma yeteneğine sahiptir. Vücudumuzdaki iskelet kasları kırmızı kas lifi ağırlıklıdır. Beyaz kas lifleri hızlı hareket gereken göz çevresinde yoğun olarak bulunur. İskelet kasında bulunan lif sayısı ile kasın ürettiği kuvvet doğru orantılıdır. Ancak çizgili kaslarda lif artışı nadiren rastlanılan bir durumdur.  Spor ile kas hacmini arttıran kişilerde genellikle kas liflerinin sayısı değil kas hücrelerinin hacmi artar. Bu hacim artışı kasın ihtiyaca göre modifiye olmasının bir sonucudur. İskelet kası miyoglobin adı verilen ve kandaki hemoglobine benzeyen bir çeşit protein sayesinde bir miktar oksijen depolama yeteneğine sahip olur. Miyoglobin, kas hücrelerinin olabildiğince az oksijensiz kalmasını ve bu şekilde daha fazla miktarlarda oksijen üretmesini sağlar.

İskelet kasının en önemli özelliklerinden biri sinir innervasyonunun oldukça gelişmiş olmasıdır. Bu gelişmiş innervasyon sayesinde kas lifleri aynı anda yüksek bir organizasyonla kasılarak maksimum verimle çalışırlar. Ayrıca iskelet kası hücrelerinin sahip olduğu t-tübül sistemi de kasılma hızı ve organizasyonuna pozitif katkı sağlar. Çizgili kas hücreleri kasılmaları için ihtiyaç duydukları enerjiyi çeşitli kaynaklardan karşılar. Kasın kasılması sırasında ilk 1-2 saniyede enerji hücrede hazır olarak bulunan ATP’den karşılanır. Ardından hücrede bulunan kreatin fosfat moleküllerinden enerji elde edilir. Devamında ise glikoz ve yağ asitleri enerji üretiminde kullanılmaya başlanır. Yorgun bir kasta en çok kullanılan kaynaklar, glikoz ve glikojen depolarıdır.

İskelet kasının yapılanması.

İskelet kasları yapılarında kas liflerine paralel uzanıp kasın gerilme durumu hakkında merkezi sinir sistemine bilgi ileten kas iğciği adındaki duyu almaçlarına sahiptir. Bir diğer reseptör ise kas tendonlarında bulunan golgi tendon organıdır. Kas aşırı gerildiğinde golgi tendon organı uyarılır ve kasa bir zarar gelmemesi için kasılma sonlandırılır.

Düz Kas

Düz kaslar, iç organların yapısında bulunan ve istemsiz olarak kontrol edilen kaslardır. Tek çekirdekli ve mekik şeklinde hücrelere sahip olan düz kas, iskelet kasına göre daha yavaş kasılır ancak daha geç yorulur. Bu şekilde iskelet kasının aksine uzu saatler boyunca aktif olarak çalışabilir. Yavaş kasılmasına bağlı olarak düz kas hücrelerinde fazladan oksijen depolamaya yarayan miyoglobin proteini bulunmaz. Düz kaslar vücutta otonom harekete ihtiyaç duyulan hemen her yerde bulunur. Damar duvarı, gastrointestinal sistem organları, uterus, mesane düz kasın görev yaptığı başlıca organ ve sistemlerdir.

Kalp Kası

Adından da anlaşılacağı üzere kalp kası, kalbe özel ve vücutta sadece kalpte bulunan bir kastır. Kalbin miyokardiyum tabakası kalp kasından meydana gelir. Kalpteki atrium ve ventriküller kasılarak kanı damarlar boyunca hareket ettirmek için kalp kasını kullanırlar. Kalp kası iskelet kasında olduğu gibi çizgilenmelere sahiptir. Mikroskopta incelendiğinde kalp kasının çizgili kastan farklı olarak çok sayıda enine dallanmaya sahip olduğu görülecektir. Kas hücrelerinin birbirleri ile bu şekilde fazladan temas sağlaması kalp kasının yüksek dereceli bir organizasyona sahip olmasını sağlar. Bu yüksek organizasyon da kalbin yüksek verimlilikte durmaksızın çalışması için uygun ortamı hazırlar. Kalp kasının durmaksızın kasılıp gevşemesi için bol miktarda enerji de gerekir. Kalp kası ihtiyaç duyduğu bu enerjiyi diğer kaslara göre daha bol miktarda bulundurduğu mitokondrilerden karşılar.

Kas çeşitleri.

Miyofibriller

Miyofibriller kas hücrelerinde bulunan ve hücrede kasılarak kısalmayı sağlayan protein iplikçiklerdir. Miyofibriller aktin ve miyozin adı verilen protein yapıların belirli bir düzende konumlanmasıyla meydana gelir. Bu düzende bir miyoglobin etrafında 6 aktin filamenti bulunur. Miyozin Ca+2 iyonu varlığında enerji harcayarak aktin üzerinde kayar. Sonuç olarak hücrelerin (totalde kasın) boyu kısalmış olur. Miyofibriller iskelet kası ve kalp kasında çizgili görüntünün oluşmasından da sorumludur.

Miyofibrillerin kasın gevşeme ve kasılması durumundaki temsili gösterimi.

Kas nasıl Kasılır?

Kaslar kasılmak için sinir hücreleri vasıtasıyla kendilerine ulaşacak olan uyarılara ihtiyaç duyarlar. Bu uyarılar iskelet kaslarına bilincimiz dahilinde ulaşırken kalp kası ve düz kasa otonom olarak (beyin kontrolünde) iletilir. Zihnimizde herhangi bir kasın kasılması için bir istek oluştuğunu varsayalım. Bu talebin beyinden kasa ulaşmasında sinirler etkilidir. Omurilikten veya direkt olarak beyinden ayrılan sinirler gerekli uyarıyı uygun kasa elektriksel olarak iletir. Sinir hücresindeki elektriksel iletim uyarı sinir kas kavşağına ulaştığında son bulur. Bu bölgede uyarının kasa iletilmesi için asetilkolin adındaki kimyasal madde kullanılır. Sinir hücrelerinden salgılanan asetilkolin kas hücrelerinin membranında bulunan reseptörlerce algılanır. Ardından yine aynı reseptörler membrandaki Na+ ve K+ iyon kanallarını açarak hücre membranında bir depolarizasyon meydana getirir. Oluşan depolarizasyon hücre zarı boyunca yayılır. Depolarizasyonun etkisiyle sarkoplazmik retikulumdan hücre içerisine Ca+2 salgılanır. Ca+2 kas kasılmasını açıklayan kayan filamentler teorisnde kilit konumdaki iyondur.

Hücre sitoplazmasındaki serbest Ca+2 troponin C’ ye bağlanarak aktin ile miyozin arasındaki engeli kaldırır. Bu andan itibaren miyozin, aktin üzerinde enerji harcayarak kayar. Sonuç olarak kasın boyu kısalmış olur. Kasın yeniden gevşemesi ise hücre sitoplazmasındaki serbest Ca+2 iyonlarının sarkoplazmik retikulum içerisine tekrar enerji harcanarak toplanmasıyla mümkün olur. Hücrede serbest Ca+2 bulunmaması aktin-miyozin etkileşimini inhibe edecek ve kas kasılamayacaktır. Dikkat edilirse kas kasılmak için olduğu gibi gevşemek için de enerjiye ihtiyaç duyar. Bu durumda hücrelerinde enerji bulunmayan bir insanda kasların kasılı kalması muhtemeldir (rigor mortis). Düz kas ve kalp kası da küçük farklar olmakla birlikte iskelet kasına benzer mekanizmalarla kasılıp gevşerler.

Bazı Özel Kaslar

► Pazu kası veya biseps olarak bilinen ve ön kolun fleksiyonundan (bükülme) sorumlu kas musculus biceps brachii kasıdır. 

► Kolun adduksiyonunda (vücuda yaklaşma) görevli olan ve göğüs kabartısını oluşturan kas musculus pectoralis major kasıdır.

► Karın ön duvarında baklava dilimi benzeri görüntü oluşturan ve gövdenin öne eğilmesinden sorumlu kas musculus rectus abdominis kasıdır.

► Öne eğilmiş haldeyken vücudu doğrultan temel kas sırt boyunca uzanan musculus erector spinae kasıdır.

► Ağız köşesini yukarıya çekerek gülümseme ifadesini oluşturan kas musculus risorius kasıdır.

►Dilin güvenlik kası olarak bilinen ve uyku sırasında dilin solum yolunu kapatmasını engelleyen kas musculus genioglossus kasıdır.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Copyright-2020 Evrensel Ritim