Güncel Haberler 52 0

Koronavirüsün Keşfi ve Pandeminin Gelişimi

2019’un sonlarında Çin’in Wuhan şehrinde ortaya çıkan koronavirus tüm Dünya’ya yayıldı. Salgın tüm Dünya’da insanların günlük yaşamını kökünden değiştiren ve insan hayatının merkezine oturan bir pandemiye dönüştü. Salgın karşısında çaresiz kalan hükümetler, virüsün yayılmasını önlemek için insanların sosyal yaşamlarını kısıtlamaya ve tüm sosyal organizasyonları yasaklamaya başladı. Çünkü yeni keşfedilen bu virüsün bir aşısı yoktu. Esasen aşı bir yana başlarda insanlığın bu virüsün ne olduğu ve nelere yol açtığı hakkında bir fikri bile yoktu. Ancak pandeminin başlamasından itibaren yapılan araştırmalar ışığında virüsün yapısı ve neden olduğu patolojiler hakkında bilgilere edinmeye başladık. Nihayetinde bu günlerde koronavirüs aşısı için pek çok aday insanlı testlere başladı bile.

Koronavirüs’ün Ortaya Çıkışı ve Yayılımı

Koronavirusun ortaya çıkması 2019 yılının sonlarında Çin’in Wuhan kentinde şiddetli akut solunum sendromuna (SARS) benzer bir hastalığın görülmeye başlamasına dayanıyor. İlk olarak 12 Aralık’ta tespit edilen bu gizemli virüsün bulaşıcı olduğu çok geçmeden anlaşıldı. Virüsün Çin dışında ilk kez 14 Ocak’ta Tayland’da görüldü. Bu tarihlerden itibaren virüs Dünya geneline hızla yayılmaya başladı.

Virüsün ilk tespit edildiği kişiler Wuhan şehrindeki hayvan pazarıyla teması bulunan kişilerdi. Bu hayvan pazarının yeni ve gizemli bu virüsün ortaya çıkışıyla ilgili olabileceğini düşünen Çin 1 Ocak’ta bu pazarı kapattı. 24 Şubat’ta bir açıklama yapan Dünya Sağlık Örgütü Genel Sekreteri Covid-19’u pandemi olarak ilan etti. Virüsün Türkiye’de görüldüğü ilk tarih ise 11 Mart oldu. Bu tarihten itibaren Türkiye ve diğer ülkeler içerisinde hızla yayılmaya başlayan virüs bilhassa ekonomi ve sosyal yaşamı olumsuz yönde etkiledi. Pek çok ülke komşularıyla kara sınırlarını kapattı, tüm uçuşları iptal etti. Sonraki dönemlerde salgınla başa çıkmak adına hükümetler ülke içerisinde şehirlerarası seyahat kısıtlaması, eğitime ara verilmesi ve sokağa çıkma yasağı gibi önlemler almak zorunda kaldı.

Bilimsel Araştırmalar ve Keşif

Virüsle ilgili ilk çalışmalar virüsün ortaya çıktığı Çin’de yapıldı. 11 Ocak’ta Şangay üniversitesinden bir araştırmacı hayvan pazarında çalışan 41 yaşındaki bir Çinliden elde edilen virüsün genom dizisini yayınladı. Araştırma sonucunda bilim adamları Dünya’yı SARS Cov-1 ile alakalı bir koronavirüse karşı uyarmıştı. Aynı virüsün zatürre olan diğer hastalarda da tespit edilmesiyle hastalık etkeninin yeni tip koronavirüs olduğu kesinleşti.  

İlk başlarda bu virüsün SARS Cov-1 virüsüne benzer şekilde zatürreye neden olduğu düşünülüyordu. Ancak yapılan araştırmalarla SARS Cov-2’nin yalnızca bir solunum virüsü olmadığı anlaşıldı. Yeni keşfedilen bu virüs kan damarlarını da etkileyerek tromboz ve inmeye dahi neden olabiliyordu. Yapılan otopsilerde böbrek, karaciğer, kalp ve kanda virüse rastlandı. Bu sayede Covid 19’un kardiyovasküler, gastrointestinal ve nörolojik patolojilere neden olabileceği ortaya çıkıyordu.

Yeni tip koronavirüs’ün insandan insan bulaşabildiği çok geçmeden anlaşılmıştı. Bu bulaşma öksürme, hapşırma gibi durumlarda dışarıya atılan sekresyonlarla olabildiği gibi doğrudan temas ile de gerçekleşebiliyordu. Vücuttan atılan sıvı sekresyonların bir bölümü havada asılı kalabileceğinden (aerosoller) virüsün hava yoluyla da bulaşması mümkündü. Bu sebeple özellikle kapalı ortamlar virüsün yayılması için risk teşkil ediyordu. Nitekim ABD’de yapılan bir araştırmada virüsün havada 3 saat kadar enfektif kapasitesini koruduğunu ortaya koydu.  Virüsün insandan insana sekresyonlar vasıtasıyla bulaşmasını önlemek için maskeler kullanılmaya hatta kullanılması zorunlu tutulmaya başlandı. Ayrıca virüsün temas ile bulaşmasını önlemek için el yıkama başta olmak üzere kişisel hijyene önem gösterilmesi tavsiye edilmeye başlandı.

Dünya’da Koronavirus Pandemisi

Bu yazının yazıldığı tarih itibariyle pandemi ilanından bu yana yaklaşık 6 ay geçmiş bulunuyor. Bu 6 ay süresince Covid-19 virüsünün görülmediği ülke neredeyse kalmadı. Bazı ülkeler ilk andan itibaren aldıkları önlemlerle salgını en az hasarla atlatmayı başarsa da pek çok ülkede yüksek vaka oranları salgını kontrol altına almayı oldukça zorlaştırdı. Bu 6 ay süresince Dünya’da toplam 23,4 milyon kişi virüsle enfekte oldu. 809 bin kişi ise virüs sebebiyle hayatını kaybetti. Virüsün en fazla insanı enfekte ettiği ülkeler 5,8 milyon kişiyle ABD, 3,6 milyon kişiyle Brezilya ve 3,1 milyon kişiyle Hindistan oldu. En fazla ölümün gerçekleştiği ülkeler de vaka sayısıyla orantılı olarak yine bu üç ülke oldu. Bir milyon insan başına ölüm verileri incelendiğinde Dünya ortalaması 115 olurken Fransa, İtalya, Hollanda, ABD gibi gelişmiş ülkelerin ortalamanın çok üzerinde ölüm oranlarına sahip olduğu görülmekte. Japolya, Güney Kore, Avustralya ve Çin ise düşük ölüm oranlarıyla öne çıkıyor. Türkiye ise toplamda 258 bin vaka ve 6,1 bin ölüm ve milyon kişi başına 71 ölüm oranıyla pandemi sürecinde görece iyi bir performans sergiledi.

Kaynaklar:

https://www.aa.com.tr/tr/dunya/cin-in-vuhan-kentinde-ortaya-cikan-yeni-koronavirusu-salgina-donusuyor/1710012

https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-51614548

https://www.nature.com/articles/d41586-020-02414-1

https://en.wikipedia.org/wiki/Template:COVID-19_pandemic_data

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.